Sosyal içeriğine geri dön

Kadın Hakları ve Yıkılacak Yuvalar

Gelişmiş ülkelerdeki toplumlarda teknolojiye paralel olarak bazı dönüşümler, değişimler gözlenmektedir. Manevi bakımdan kültürlerine ters olsa dahi bu değişimleri toplum gelişimin bir sonucu olarak algılamaktadır. Buna misal kadın hakları, sınırsız kapitalizm ve evlilik dışı birlikteliği misal verebiliriz. Fertler bunlar kalkınmanın ve teknolojinin bir sonucu olarak görseler de bu değişimlerin bütünü ile yanında değillerdir. Sessiz bir çoğunluk bunların karşısında ama sesli söyleme gelindiğinde mahalle baskısından dolayı sesini çıkaramamaktadır, yanındaymış gibi görünmektedir.

Biz burada gelişmekte olan ülkemizdeki kadın hakları üzerinde duracağız. Kadın hakları sınırları belli olmayan müphem bir ifadedir. Kadın hakları Yahudilerde en üst düzeydedir. Belki bunun için yaygınlaştırılmaktadır. Kadınların istediği haklar yani özgürlükler acaba onları gerçekten birer özgür fert mi yapacak yoksa onları kapitalizmin acımasız çarkları arasında öğütecek midir? Hakikatte özgürlükten ne kastedildiği tam olarak izah edilememektedir.

Günümüzde batı ülkeleri taklit edilerek Türkiye’de ev hanımlarının eşinin alacağı eve ortak olma hakkını vermiştir. Başlangıçta iyi gibi görülen bu uygulamanın bakın zamanla aileleri nasıl yıktığına bizzat şahit olacağız. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de boşanmalar hızla artmaktadır. Boşanmaya karar veren ve kocasının malına göz diken ev hanımı bir bayan boşandığında kocasının servetinin yarısını maalesef haksız bir şekilde alabilmektedir. Niçin haksızlık oluyor demek adaletsizliktir. Eşitlik her zaman adalet demek değildir. Kadınları yer altında madenlerde erkeklerle beraber çalıştırmak eşitliktir ama adalet değildir.

Zaman içinde boşanmalar artınca ve erkekler servetlerinin ellerinden kayıp gittiğini görünce bir çözüm arayacaklar. Türkiye’de bu çözümü bulmak çok basit, şeri nikâh. Yani toplumumuzda şeri nikâhlı ve fakat devletin kayıtlarında evli olmayan aileler türeyecektir. Bu takdirde de bir takım erkekler şeri nikâhı suiistimal ederek birlikte yaşadığı kadınların yani şeran eşlerinin haklarını suiistimal edeceklerdir. Kadınlar zor şartlarda kalacaklardır. Bu ülkede artık hiç kimse şeri nikâhı yasaklayamaz. Şeri nikâhla bir kadınla beraber olmaya engel olamaz.

Erkeklerin herhangi bir boşanma halinde zaten kısıtlı olan mal varlıklarını kaybetmemek için tercih edebilecekleri bu evlilik sistemi devlet tarafından kabul edilmelidir. Bu gericilik değildir. Kadınların haklarını korumak için, erkeklerin kadınları istismar etmemeleri için bazı şartlar altında, kadını koruyan bazı şartlarla bu evliliğe devlet izin vermelidir. Evlilikler de artacaktır. Bu takdirde kadınlar kocalarının malvarlığına kısmen ortak olacaklardır.

Nikâhsız veya devletin tanımadığı nikâhlı birliktelik sorumsuz erkekler tarafından suiistimal edilmeyecektir. Kadınlar için en kötü tercih nikâhsız birlikteliktir. Çalışıyorsa bir güvencesi vardır, çalışmıyorsa yarını için hiç bir güvencesi yoktur.

Görülüyor ki gelişim adına batıya uyum yasaları kadınları daha çok olumsuz olarak etkileyecektir. Adına evlilik denmese de şeri nikâhlı birlikteliği devlet bir aile olarak tanımalıdır.

Vatandaşlara ödenen devlet yardımı göz önüne alındığında Türkiye  bugünkü haliyle sosyalist bir yapı arz etmektedir. Özal zamanına kadar Türkiye tam sosyal demokrat bir ülke idi. Hatta bazı alanlarda komünizm (halkçılık) hâkimdi. ‘Kahrolsun komünizm diyenler’ komünizmin kıskacındaydılar ve bundan haberleri yoktu. Özal serbest piyasa ekonomisini getirinceye kadar Türkiye’de ekonomiye sosyalizm hâkimdi. Ancak şimdi Türkiye hızla kapitalleşmektedir. Yani yakın gelecekte sahipsiz insanların özellikle bazı kadınların durumu ağırlaşacaktır.

Bu gün batı ülkelerinde bazı kadınların durumu içler acısıdır. Sadece hayatını idame ettirmek için bir erkekle birlik olan ve onun evinde kalan bir kadın erkeğin bir sözü ile evi terk etmeye bir yerlere sığınmaya çalışmaktadır. Hayat kadınlar için daha da zorlaşmaktadır. Kadın hakları kadınları aslında uçurumun kenarına getirmektedir ve maalesef kadınların bundan haberi yoktur. Kadınlara verilecek en büyük hak onları sorumsuz erkeklerin zararından korumaktır, eşitlik değildir. Bu sözümüze inanmayanların batıdaki kadınların acı hayat hikâyelerini dinlemelidir.  Türkiye’de kadınların batıdaki duruma düşmemesi için şimdiden tedbir alınmalıdır. Gelecekte hiç kimsesi olmayan kadınların sayısı artacağı için şimdiden çalışmayan  kadınları kapsayan sigortalı yapma sistemini getirilmelidir. Kadınların ödenen sigortaları emekliliğe yetmezse kocasının emekliliğine devredilerek maaş yükseltmesine gidilmelidir. Veya evlenmeyen bir kadının primi emekliliğe yetmezse diğer kadın veya kadınların primleri ile birleştirilerek ortak sigortalı yapılır. Her kadın primi oranında maaştan pay alır.