Bilim içeriğine geri dön

Bilimde herkesin anladığı bir dil yoktur

Azizim, başını kaldır ve semaya bak. Gökyüzünde sayısız yıldız arasında hafiften parlayan Mars da var. O Mars çok gizemli sırların yuvasıdır. O Mars bu Dünyada hiç bir yerde bulunamayacak insanoğlunun hatıralarını, tarihini saklıyor. O Mars sana göz kırpıyor. “Bana gel, sana vereceğim çok şey var. Onlarla tarihin yeniden yazılacak” diyor. Mars’taki gizemler peri masallarında dahi bulunamaz. Hayal dahi edilemez gerçekler o Mars’ın kumlarında seni bekliyor. Ne muhteşem bir hazinedir. Gitmek nerede, dönmek ne zaman.

Azizim, on binlerce, yüz binlerce yıl önce bu Dünyadan giden insanlar Mars’ta bir medeniyet kurdu. Orada uzun zaman belki yüzlerce, binlerce yıl yaşadılar. Sonra bir gün Mars bir sebeple yerle bir oldu. Sebebini şimdilik bilmiyoruz. Acaba asteroid ve meteorlar mı yerle bir etti. Yoksa gelişen teknoloji ile Mars’ı insanoğlu kendisi mi yok etti. Bir gün anlaşılacaktır.

Acaba o kumların içinde hangi teknolojiler saklı. Temiz nükleer enerji ile çalışan tek ve çok kişilik uçan araçlar. Kök hücreden yedek kalp, ciğer üreten cihazlar. Elektronların çekirdek etrafında dönüşünü enerjiye çeviren temiz sınırsız nükleer enerji motorlar. Marslıların kullandığı haberleşme vasıtaları yanında şimdiki “cep tellerin” muhteşem antika sayılacağı iletişim vasıtaları ve daha hayal edilemez ne teknolojiler o kumların altında duruyor.

Biliyor musun azizim, bugün yeryüzünde yaşayan milyonlarca insanın atası da o Mars’a gitmişti. İstanbul-Ankara gibi yolculuk yapmıştı. Acaba azizim senin yüzlerce göbekten deden de Mars’a gitmiş miydi?

Hiç düşündün mü bir dedenin Ay’a ayak bastığını, başka bir dedenin yörüngede uçtuğunu, Mars’ta yaşadığını, Jüpiter’in yörüngesinde tur attığını.

Bak azizim, bize “herkesin anlayacağı dilden konuş” diyorlar.

Yoksa deli derler, kafayı yemiş derler.

Maazallah işinden olursun. Sırası mı şimdi.

Virüse çare bul.

Bu virüs mazlumlara değil de iki ayaklı virüslere saldırsa ne güzel olur.

Azizim, bir bilim insanı herkesin anlayacağı dilden konuşmaya ASLA MECBUR DEĞİLDİR.