Dünyadaki su uzaydan geldi

Güneşten binlerce kat büyük yıldızların yakıtı bitmeye yaklaşınca yıldızda bir çökme olur. Bu dönemde hafif atomlardan orta ve sonra da çok ağır atomlar oluşur.  Daha sonra yıldız bir süpernova patlaması ile dağılır.

Bu Kâinatta güneşten çok büyük bir baba güneş vardı. Bir süpernova patlaması ile patladı. Gazlar uzaya dağıldı. Çok sonra gazlar toplandı ve güneş sistemini oluşturdu. Bedenimizdeki bütün maddeler o patlayan güneşin yani yıldızın ve diğer pek çok yıldızın patlamasından kaldı. Biz de uzayın bir yerindeyiz. Biz de uzaylıyız. Fakat Bu dünya uzaydan kabul edilmese dahi bedenimizi oluşturan bütün maddeler uzaydan gelmiştir. Hatta kayan yıldızlar dediğimiz meteorlar atmosferde yanınca açığa çıkan maddeler yağmurla yere iner bitkilerden bedenimize geçer.

Bu dünya Güneşle birlikte onun yörüngesinde hatta bir manada onun arkasında uzayda büyük bir hızla yol alıyor. Biz uzayda geçtiğimiz yerden bir daha hiçbir zaman geçemeyeceğiz. Güneşte milyarlarca yıl kalsa da geldiği yerden bir daha asla geçemeyecektir.

Bu güneşimiz bir zamanlar mevcut değildi, daha oluşmamıştı. Nebula gibi uzaydaki gaz ve toz bulutları bir araya toplanıp bu Güneş sistemini oluşturduğunda Kâinat için bu ahir zamandı. Çünkü onda her şeyin varlığının sebebi olan insanoğlu yaratılacaktı. Bu dünya Güneş etrafında yaratılınca Kâinattaki bütün yıldızlar Güneşimize mana âleminde gıpta ettiler. Onun üzerinde var olan her şeyi yaratan, her şeyin sahibi olan Allahu tealanın Habib Muhammed aleyhisselam yaratılacaktı. O yaratılmasa idi. Hiçbir şey yaratılmazdı. O yıldızlar varlıklarını Onun aleyhimüsselam varlığına borçluydular.

Demirin gökten dünyaya indirildiği ayette bildirilmiştir. Bu dünya katılaşmadan önce muhtemelen yoğun bir gaz halinde iken uzaydan dolu şeklinde demir gelmiş ve mantoda katılaşarak kalmıştır. Bu demir diğer demirlerin aksine köpük şeklindedir. Diğerleri böyle değildir. Belki bütün demir sonradan uzaydan gelmiştir.

Bunun gibi su da sonradan dünyaya gelmiş olabilir. Pek çok ayette özellikle Muminun suresi 18. Ayeti belki bunu bildirmektedir. Bu ayetin bazı mealleri;

“Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz Biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.”

“Gökten de belli ölçü ve oranda su indirdik de onu yeryüzünde eyleştirdik. Gerçekten bizim onu (bulunduğu yerden) gidermeye gücümüz yeter.”

“Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.”

Tabi ki bu suyun yağmur olacağını ve yeraltı sularını oluşturacağını söyleyebiliriz. Tabi ki bu da buharlaşıp yağmur şeklinde tekrar geri dönüyor. Ancak bu suyun yeryüzünde yerleştirilmiş su olduğu ayetten anlaşılıyor. Yerleştirilen sudan deniz ve okyanuslar yani bütün suların olduğu da anlaşılabilir.

Nahl suresi 65. Ayetinde mealen buyuruluyor ki;

“Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz ki bunda dinleyen toplum için bir ibret vardır.”

Burada kıştan sonra bahar yağmurları ile yerin yeşermesini anlayabiliriz. Fakat kar da sudur.

Burada akla şu da geliyor.

Yoksa bu dünya Güneşin yörüngesine girmeden önce başka bir yıldızın yörüngesinde yeşillikler içinde miydi? Fakat yaş tayinleri bunu pek desteklemiyor. Yoksa bu dünyada başlangıçta suya ihtiyaç duymayan bakteriler ve bitkiler için bir hayat mı vardı. O hayat son bulunca su ile başka bir hayat mı verildi. Doğrusunu Allahu teala bilir.

Bu dünyada başlangıçta bakteri ve tek hücreli canlılar için suya gerek duymayan bir hayat vardı. Bilim bunu destekliyor. Sonra bir sebepten bu hayat son buldu. O canlılar yeryüzünde atomlardan şimdiki canlıları için gerekli olan organikleri ve faydalı tuzları üreterek yeryüzünü yeni hayata hazırladılar. Kendileri için gıda kaynağı kalmadı ve yok oldular. Sonra uzaydan su geldi. Yeni canlılar yaratıldı.

Bu dünyada bir zamanlar hiçbir nehir, göl ve deniz yoktu. Dünyada su nadirdi. Su uzayın bilinmeyen bir yerinden geldi. Bu bir kuyruklu yıldız olabilir. Çünkü kuyruklu yıldızlar çekirdekleri hariç donmuş sudur, buzdan ibarettir. Elbette başka kimyasallar da vardır. Fakat ana madde sudur.

Suyumuz da, demirimiz de, hatta bedenimizdeki her şey uzaydan gelmiştir. Uzaylıyız. Bu evrende hangi atom, hangi yıldız uzaylı değil ki. Bu evrende herkese tek bir kimlik verilir. Birinci semalı. Ama asla ikinci veya diğer semalardan değiliz.

Yer küresi katılaştıktan çok sonra suyun dünyaya gelmiş olması muhtemeldir.

Su uzaydan geldi azizim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.