İslam ve Bilim

Batılılar ne yazık ki İslam dininin teknolojiye, bilime karşı olduğunu sanmaktadırlar. Çünkü onlara daha çocukluklarında bu yanlış bilgi bazen maksatlı olarak, bazen de öyle zannederek, bilmeyerek aşılanmaktadır.

Bilim insanlarımızın dünya çapında duyulmaları batılı gençlerin kafalarına çocukluklarında sokulan bu inancın yıkılmasına, sarsılmasına ve silinmesine sebep olacaktır.

Fakat batılı ileri gelenler bunu önlemek için bu bilim insanını biz yetiştirdik diyebilmektedirler. Misal bu bilim insanı şu üniversitemizde doktora yaptı, şu üniversitede doktora sonrası araştırmalar yaptı, hocası da şudur. Bunu bir açıklama olarak vermelerine gerek yoktur. Başarıya imza atan bilim insanımızın hayatından küçük bir kesit batılının nazarında kendi başarısıdır. Yani ben olmasaydım sen bu başarıya kavuşamazdın. Bilim insanımızın başarısını dahi kendi başarıları olarak görürler. Benim tedrisatımdan geçtin. Elbette haklılar da. Batılı gençlik bilimi verene bakıyor.

Batılı ileri gelenler bilim insanımızın keşfini kendi çıkarları doğrultusunda umursamaz görünürler.  

İşte bize yapılan biraz da budur. Batılı bir bilim insanı Hazreti Nuh’un oğlu ile bir iletişim vasıtası ile konuştuğunu söylese idi ödül alırdı. Tanrıların arabaları ve batılı diğer bazı bilim insanlarının uçuk sayılacak bazı fikirlerini içeren kitapları satış rekorları kırarak beyinlerde yer etmiştir. Çünkü destek görmüşlerdir. Bu yazarların iddialarına bugün çok önemli bir delil daha eklenmiştir. Marsta bulunan şüpheli kalıntıların fotoğrafları günümüzde herkesin kafasını karıştırmaktadır.

Bilimsel olarak Karadeniz’in Tufan ile zerre kadar bir ilgisi yoktur ama onlar söylerse olur. Mu kıtası kesinlikte gerçek değildir. Bilime tamamen terstir, ama onlar söylerse kabul görür. Kâinattaki her şey kesinlikle bir Big Bang sonucu oluşmamıştır, ama onlar söylerse doğrudur.  

Peki, biz bunu niçin yapmıyoruz. Çünkü bizde bilimsel konularda “ben bilmem batı bilir” veya “batı benden daha iyi bilir” anlayışı tam olarak hâkimdir. Buna ek olarak batının dümen suyunda giden sözde aydınlarımız mutlak suretle fikrimize karşı çıkacak, ayıplayarak küçük düşürecek, itibarsızlaştıracaktır. Böylece fikir de rafa kaldırılacaktır. Ama gelecekte o fikre çok önemli bir ekleme ile kendileri sahiplenecektir.

Bu çok önemli ekleme nedir, ne olabilir.

Mars ve Ay’da bulunabilecek insanlığa ait kalıntılar dünyaya getirilip sergilendiğinde Yavuz Örnek değil, tanrıların arabaları ve diğer yazarları gündeme getirilecektir.

Yavuz Örnek’in ebleh ile üzeri çizilmiştir. Belki çizildiğini zannediyorlar. Dünyada o kadar millet var ki elbette onlar doğruyu söyleyeceklerdir.

Siz uyumaya devam edin. Mars’tan, uzaydan getirilecek onbinlerce yıl öncesine ait insanoğlunun eserlerini ülkenizde açılacak sergilerde görmek için ülke bazında yüzlerce milyon dolar vereceksiniz. Elbette vereceksiniz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.