MARS içeriğine geri dön

Mars’ın Ölümü

Peygamberlerin hususiyetleri

Hazreti Adem’in sahip olduğu ilimler

O bedenler insandı fakat o bedendeki gözler melekleri görüyordu. Hâlbuki yanındakiler görmüyordu. Kulaklar meleklerin sesini işitiyordu. Hâlbuki yanındakiler o sesi işitmiyordu. Melek ile konuşurken konuşmasını melek işitiyordu. Hâlbuki yanındakiler işitmiyordu. Onları normal insan olarak kabul edip sosyal hayatlarını anlamaya çalışmak doğru değildir. Hazreti Âdem çıplak değildi. Ruh verildiğinde Allahu Teâlâ ona örtü de vermiştir. İlk insan hiçbir şey bilmiyordu demek peygamberlerin sıfatlarını bilmemektir, onun peygamberliğine inanmamaktır. Niçin meleklere hazreti Âdeme secde etmesi emredildi. Kendisine meleklerin bilmediği ilimler verildiği için.

Hazreti Âdem’in bildiklerini melekler bilmiyordu.

Bütün isimleri yani kıyamete kadar gelecek bütün ilimleri, maddenin hakikatini bir anda Allahu Teâlâ ona verdi.

Allahu Teâlâ için zorluk yoktur.  Allahu Teâlâ hazreti Âdem’e, “Her şeyin ismini (ne işe yaradığını, nasıl kullanılacağını, neden yapıldığını, nasıl oluştuğunu, nerede bulunduğunu, niçin var olduğunu, nasıl sonlanacağını) söyle buyurdu. Hazreti Âdem de, hepsini meleklere söyledi. (Bakara 30-33). İsim demek bir şeyin hakkında her şey demek olsa gerek. İsmi demek nesnenin, maddenin kısaca yaratılan her şeyin sadece ismi olmasa gerek. Âlimler bu ayetten Hazreti Âdem’e Kâinattaki bütün ilimlerin bildirildiğini anlamışlardır.

Mana âlemindeki ilimlerin yanında bu madde âleminin ilimleri bir hiç mesabesindedir. Elbette kendisine o ilimler de verildi. Belki melekler madde âleminin sırlarını biliyorlar. Atomu, çekirdeği, onun içindekileri ve en küçük zerreyi muhtemelen biliyorlar. Fakat o mana âleminde olup meleklerin bilmediklerini Allahu Teâlâ hazreti Âdem’e bildirmiştir. Bu kadar ilmi bilen deha ötesi bir zekâya sahiptir. Muhteşem bir akla sahiptir. İlk insan ve ilk peygamberi hiçbir şey bilmiyordu, “haşa” vahşi hayat yaşıyordu iddiasında bulunmak pek şeni bir şeydir. Her konuda bilmediklerimizi bildiklerimize benzetip anlamaya çalışmak akıllı bir iş değildir. İnsanı her iki âlemde de helak olmaya sürükler. Maddi ve manevi kayıplara sebep olur.

Allahu Teâlâ âdem aleyhisselama ilk insan olduğu için ilim vermişti. Bu ayeti kerime ile sabittir. Harikulade yüksek zekâsı birçok torununda nesiller boyu devam etti. Peygamber torunu olmaları, temiz bir çevreden dolayı beyinlerin zedelenmemesi, temiz bir Dünyada yaşamaları binlerce yıl boyunca torunların bir kısmının üstün zekâya sahip olmalarına sebep oldu. Âdem aleyhisselam Allahu Teâlânın ayetle kendisine vermiş olduğu ilimleri evlatlarına da verdi. Bu insanlığın kısa sürede bilim ve teknikte gelişmesine sebep oldu.

Hazreti Adem’in yüksek zekâya sahip torunları kendisinden nakille gelen bilgileri kullanarak daha ilk beş bin yılda çok yüksek teknolojilere ulaştılar.

Bu teknolojilerin neler olabileceği Mars’ın Ölümü kitabımızda Bilim Kurgu olarak işlenmiştir.