Sohbet içeriğine geri dön

Mete, Oğuz Han ve Hazreti Zülkarneyn

Mete Han Oğuz Han değildir.

Oğuz Han da hazreti Zülkarneyn değildir.

Bazı Osmanlı ve günümüz tarihçilerinin Oğuz Kağan olduğunu iddia ettikleri Mete Han MÖ 234 senesinde doğdu. Asya Hun İmparatorluğu’nun kurucusu Teoman’ın oğludur. Doğum yeri bilinmemektedir. Kaynaklarda MÖ 209 senesinde tahta geçtiği, 35 sene boyunca imparatorluğunun başında kaldığı ve MÖ 174 senesinde vefat ettiği bildirilmektedir. Babasını öldürterek tahta geçtiği kaynaklarda bulunmaktadır.

Öldüğünde imparatorluğun yüzölçümü takriben 18 milyon km2 kadardı. Güçlü imparatorluğunun sınırları doğuda Büyük Okyanus’tan batıda Hazar Denizi’ne, Keşmir’den Kuzey Sibirya’ya kadar uzanıyordu. Ordusu savaşa hazır halde bulunan eğitimli ve masrafları karşılanan profesyonel askerlerden oluşmaktaydı. 320 bin kişilik Çin ordusunu kuşattı. Çinliler vergi ve toprak vermeyi kabul ederek kuşatmadan kurtuldular. Tahta geçtiği MÖ 209 yılı günümüzde Türk Kara Kuvvetlerinin kuruluş yılı olarak kabul edilmektedir. Bu kabulün doğru olmadığı bu yazıda anlaşılacaktır. Çinli kaynaklara göre Mete Han yukarıda bildirilen tarihlerde yaşamıştır. Yani yaşadığı dönem kesin olarak bilinmektedir. Bu günümüzden 2200 yıl önceye tekabül etmektedir.

Bu kadar güçlü bir devlet kuran Mete Han’ın Oğuz Han olduğu iddia edilmektedir. Bunun doğru olmadığının birçok senedi vardır.

Dini bir kaynakta Oğuz Han’ın isminden sonra “rahmetullahi teala aleyh” denmektedir. Oğuz Han’ın sadece bir han olmadığı, mübarek bir zat olduğu buradan anlaşılmaktadır. Aynı kaynakta günümüzden 6500 yıl önce türklerin Hindistan, İran ve Irak’a da yayıldıkları bildirilmektedir. Doğu türklerinin beş, batı türklerinin on beş kabileye ayrıldığı ve Oğuz türklerinin batı türklerinden olduğu yine bu kaynakta bulunmaktadır.

Yine bu kaynakta çok önemli tarihi bir bilgi bulunmaktadır. Oğuz türkleri günümüzden yaklaşık 2700 yıl önce Oğuz Hanın kumandasında Şam’a kadar gelmişler. Bu kaynaktaki bilgi esas alınırsa Oğuz Han Mete Handan yaklaşık 500 yıl önce yaşamıştır.

Mete Han Çin Han Hanedanıyla akrabalık kurmuştur, Çinli bir prensesle evlenmiştir. Oğuz Hanın Çinli bir prensesle evlendiği kaynaklarda yoktur.

Mete Hanın babasını öldürttüğü bildirilmektedir. Oğuz Han hakkında böyle bir rivayet yoktur. Mete zannedildiği için kaynaklarda babasını öldürdüğü bildirilmiştir. Mete Hanın babasının adı Teoman, Oğuz Hanın babasının adı ise Kara Han’dır. Annelerinin isminin aynı olduğu da doğru olamaz. Oğuz Hanın annesinin ismi bilinmediği için ve onun Mete Han olduğu zannedildiği için annesinin ismine Mete Hanın annesinin ismi verilmiştir. Bu doğru olamaz.

Mete Hanın bir oğlunun olduğu kaynaklarda mevcuttur. Hâlbuki Oğuz Hanın altı oğlu vardır.

Mete Han hakkında Çin kaynaklarında bazı bilgiler bulunmaktadır. Fakat Oğuz Han hakkında fazla bilgi yoktur. Çünkü Mete Handan yaklaşık 500 yıl önce yaşamıştır.

Mete Han 35 yıl, Oğuz Han 116 yıl hükümdarlık yapmıştır.

Kaynaklarda Oğuz Han zamanında Hun ismine rastlayamadım. Mete Han zamanında geçmektedir.

Mete Hanın Şam’a geldiği kaynaklarda yoktur. Hâlbuki Oğuz Han geliyor.

Buraya kadar bilgilerden anlaşılıyor ki Mete Han ve Oğuz Han faklı kişilerdir. Nitekim kaynaklarda ikisinin aynı kişi olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. İkisinin aynı kişi olabileceği belirtilmiştir.

Eğer biz Mete Hanın hazreti Zülkarneyn olmadığını şüpheye zerre kadar mahal bırakmayacak, kesin bir şekilde ispat edersek konunun daha kolay anlaşılmasına sebep oluruz.

O halde şimdi biz Mete Hanın hazreti Zülkarneyn olmadığına bakalım.

Zülkarneyn aleyhisselamın adı İskender’dir. Tarihte meşhur üç tane İskender vardır. Birincisi MÖ 356’da doğup MÖ 323’de ölen Makedonya Kralı Filip’in oğlu olan Büyük İskender’dir. İkinci İskender milattan yaklaşık 2400 yıl önce yaşayan bir Yemen hükümdarı idi. Çin’e kadar gitmiştir. Üçüncü İskender bunlardan çok önce yaşayan ve Kuranı Kerimde Zülkarneyn ismi ile bildirilen mübarek bir zattır. Peygamber veya velidir. Türklerin ve Asyalıların atası Yafes’in soyundan idi. Hızır aleyhisselamın teyzesinin oğlu idi. Hazreti Hızır bunun ordusunun komutanlarından idi. Zülkarneyn aleyhisselam İbrahim aleyhisselam zamanında yaşamıştır. Kendisi ile görüşüp duasını almıştır.

Tarihçiler bu üç İskender’i birbiri ile karıştırdıkları gibi birçok tarihçi de Mete Han, Oğuz Han ve hazreti Zülkarneyn’in aynı kişi olduklarını iddia etmektedirler.

Resul peygamberler arasında bin yıl kadar bir zaman vardır. Yani her bin yılda bir kendisine yeni bir din bildirilen bir peygamber yani resul gelmiştir. Muhammed aleyhisselam ile hazreti İsa arasında 571 yıl değil yaklaşık bin yıl fark vardır. Bazı alimler böyle olduğunu söylemiştir. Misal İslam âlimlerinin büyüklerinden İmamı Rabbani hazretleri “bin yıldan az değildir” buyurmaktadır. İmamı Rabbani hazretleri Resulullahın aleyhimüsselam geleceğini bildirdiği çok yüksek bir âlimdir, velidir. Kendisinden sonra gelen bütün âlimler onu methetmiştir. Kendisinden dört yüz yıl önce yaşayan Ahmet Namıki Cami hazretleri geleceğini müjdelemiş, çok büyük bir zat olacağını haber vermiştir. Böyle bir zat “iki resul arası bin yıldan az değildir” buyurmaktadır.

İkinci bir kaynak; MÖ 350 yıllarında yaşamış olan Yunan filozofu Sokrates’e gelip hazreti İsa’dan bahsediyorlar. Sokrates diyor ki “biz ilim sahibi, aydın kimseleriz. Bizim peygambere ihtiyacımız yoktur”. Sokrates meşhur olduğu için doğum ve ölüm tarihleri bilinmektedir. Hâlbuki hazreti İsa’nın doğum tarihi hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. MÖ 350 yıllarında yaşayan Sokrates’in hazreti İsa’dan bahsetmesinden anlaşılıyor ki hazreti İsa da MÖ 350 yıllarında hayatta idi. Bu konu hakkındaki kaynak kitap İtalya’da bir kütüphanede bulunmaktadır.

Resuller arsında bin yıl olduğuna göre Muhammed aleyhisselam ile Musa aleyhisselam arasında 3000 yıl vardır. Tabi ki eğer hazreti İsa ile hazreti Musa arasında kendisine kitap indirilen hazreti Davud’dan başka resul gelmediyse. Hazreti Davud’a kitap indiği fakat kendisinin nebi olduğu kaynaklarda bulunmaktadır. Hazreti Musa’nın günümüzden yaklaşık 4500 yıl önce yaşadığı anlaşılmaktadır.

Biz hazreti Musa ile hazreti İbrahim arasındaki resulleri bilmiyoruz. Acaba var mı onu da bilmiyoruz. Hazreti Musa’dan önceki ilk resulün hazreti İbrahim olduğunu kabul edelim. O zaman hazreti İbrahim’in günümüzden 5500 yıl önce yaşadığı anlaşılır. Bu bir ihtimaldir. Mutlak gerçek değildir. Çok eski de olabilir. O halde hazreti Zülkarneyn’in günümüzden en az 5500 yıl önce yaşadığını söyleyebiliriz. Çünkü kendisi hazreti İbrahim ile aynı dönemde yaşamıştır. Hazreti Musa ile hazreti İbrahim arasında başka resul veya resuller varsa bu rakama en az bin yıl ilave edilmesi gerekir. Yani hazreti Zülkarneyn’in günümüzden en az 6500 yıl önce yaşadığı anlaşılır. Mete Hanın günümüzden 2200 yıl önce yaşadığı kesindir. Arada en az 3300 yıl fark vardır.

Başka bir kaynağa bakalım. Resulullahın aleyhimüsselam yirmi birinci göbekten dedesi Adnan’dır. Resulullahın bundan önceki dedelerinin adı kesin olarak belli değildir. Abdullah ibni Abbas radıyallahu anh buyuruyor ki “ Adnan ile İsmail aleyhisselam arasında otuz baba vardır. Fakat isimleri belli değildir”.

O halde Resulullah ile hazreti İbrahim arasında elli iki baba vardır. Biz bunu altmış kabul edelim. Belki kaynaklarda “otuz kadar” yerine yalnız otuz yazılmıştır. O yıllarda insanların ömürleri nispeten uzun olduğu için biz her baba arasında yüz yıl olduğunu kabul edelim. (Uzun ömür bu ümmetten kalkmıştır. Hazreti Musa 130 ve hazreti İbrahim 175 yaşında vefat etmiştir. Ebu Cehil yetmiş yaşında at üstünde gençlere karşı savaşırken öldürüldü). Bu takdirde hazreti İbrahim ve hazreti Zülkarneyn günümüzden 7500 yıl önce yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu rakam daha az veya daha fazla da olabilir.

Doğru olan bu iki senetten Mete Hanın hazreti Zülkarneyn olmadığı kesin bir şekilde anlaşılmaktadır. Bunun aksini iddia etmek için elimizde hiçbir senet yoktur. Peki, Oğuz Hanın hazreti Zülkarneyn olmadığına senet nedir.

Oğuz Hanın günümüzden 2700 yıl önce Ordusu ile Şam’a kadar geldiği kaynakta bildirilmektedir. Hâlbuki hazreti Zülkarneyn bu tarihten en az 3000 yıl önce yaşamıştır. Bu tarih beş bin yıl da olabilir. Oğuz Hanın batıya gittiği hiç bildirilmemiştir. Hazreti Zülkarneyn’in yüksek teknolojiye sahip olduğu ayetlerden net bir şekilde anlaşılmaktadır. Oğuz Han hakkında böyle bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat Oğuz Hanın niçin Şam’a kadar geldiği de bir muammadır. Muhtemelen o tarihlerde Ortadoğu’da bir peygamber vardı, onu ziyarete geldi ve o peygamberin duasını aldı eshabından oldu. Oğuz Hanın nebi peygamber olma ihtimali de vardır. Ortadoğu’da başka bir nebiyi ziyaret etmiş olabilir.

Mete Hanı Oğuz Han, Oğuz Hanı ve dolayısıyla Mete Hanı da hazreti Zülkarneyn kabul edenlerin ellerinde bu fikirlerini destekleyecek hiçbir bilgi bulunmamaktadır.