Terkos Gölü Projesi Soru ve Cevaplar

Terkos Gölü’ne yönelik bir projeniz mevcut.

Öncelikle, Terkos Gölü’nün İstanbul için öneminden bahseder misiniz?

1860’larda İstanbul’da su problemi başlıyor. 1883 yılında Karadeniz’e açılan Boğazdere’ye 3.25 metre yüksekliğinde set yapılınca şimdiki Terkos Gölü (Durusu) oluşuyor. 1972 yılında set yüksekliği 4.5 metreye yükseltiliyor. Gölün denizden yüksekliği +4,5 ile -2 metre arasındadır.Terkos Gölü 1883 yılından beri İstanbul’un su ihtiyacına katkıda bulunmaktadır. Günümüzde İstanbul’un su ihtiyacının %20’sini karşılamaktadır. Nüfus artışı, sanayileşme ile birlikte bu oran zaman içinde azalmıştır. İstanbul için önemli bir su kaynağıdır.

Projenizin içeriğinden ve amacından bahseder misiniz?

 Terkos Gölü yaklaşık 40 milyon m2 dir. Derin olmayan, sığ bir göl olan Terkos Gölü’nün tabanı dolgudur. Derin olmayan ve dolgu olan gölün alanının derinleştirilmesi çok kolaydır. Terkos Gölü derinleştirilmeye çok müsait bir göldür. Derinleştirilmesi de büyük faydalar getirecektir. Göl yatağı 5 metre veya daha fazla kazıldığı takdirde İstanbul için önemli miktarda su temin edilir. Terkos Gölü’nden İstanbul’un Avrupa yakasının ve hatta tamamının içme suyunun yapılacak bir yatırım ile karşılanması mümkündür.

Projenizde özellikle Terkos Gölü’ne yoğunlaşmanızın sebebi nedir?

Terkos Gölü’ne yoğunlaşmamızın dört sebebi vardır. İkisi ana sebeptir.

Birincisi göl sığ bir göldür.

Yaptığımız hesaplara göre Terkos Gölü’nün önündeki set tamamen kalktığı zaman gölde azami 8 milyon metreküp su kalıyor. Bunu gölün alanına yaydığımız zaman gölün derinliği 20-25 cm oluyor. Demek ki set yoksa böyle bir göl de yoktur. Göl tabanı tamamen düz değildir. Demek ki set yapılmadan önce göl bölgesi adacıklardan, gölcüklerden oluşuyordu. Yani göl çok sığ bir göldür, derin değildir. İkinci bir sebep göl muhtemelen Karadeniz’in dalgalarının getirdiği kum ve akarsuların getirdiği alüvyonla dolmuştur. Gölün çok eskiden Karadeniz sahilinde bir koy olduğu söylenmektedir. Dolgu ve sığ bir alanda metrelerce derinlikte kazı çalışmalarının yapılması çok kolaydır. Kayalar kırılmayacak, dinamitler patlatılmayacaktır. Üçüncüsü İstanbul’a yakın olması Dördüncüsü Karadeniz’e yakın olması

Projenin hayata geçirilmesi için derinleştirme çalışmalarında nasıl bir yol izlenmelidir?

 İstanbul’un yıllık su kullanımı 1 milyar metreküptür.

Fakat Su kaynaklarının yıllık verimi 1.650 milyar Metreküptür. Yani normal şartlar altında ihtiyacın 1.5 katı kadar su vardır. Yani her şey normal gitse bugün İstanbul için yeni su kaynaklarına ihtiyaç yoktur. Bu açıdan bakıldığında Terkos Gölü yarınlar için kademeli olarak derinleştirilir.

Gölün tamamının derinleştirilmesi halinde elde edilecek su miktarları

5 m;   200 + 160 =  360

10 m; 400 + 160  = 560

20 m; 800 + 160  = 960 milyon m3

İstanbul’un su ihtiyacından çok fala olduğu için derinleştirmelerin kademeli yapılması ekonomik olur.

  1. Aşama: 10 Km2 de 4 m kazı; 40 milyon m3
  2. Aşama: 20 Km2 de 4 m kazı; 80 milyon m3
  3. Aşama: Tamamı 4 m kazı; 160 milyon m3

Diğer Aşamalar: Derinlik kademeli olarak 10 metreye ve sonra 20 metreye çıkarılır.

Derinlik 20 metreyi bulduğunda göldeki su miktarı 1 milyar m3’e ulaşır.

Yani günümüzde bütün İstanbul’un su ihtiyacı kadardır. Bu çalışmalar uzun yıllar alacağı için İstanbul’un su ihtiyacına göre derinlik çalışmaları yapılır. Ekonomik sebeplerden dolayı projenin ihtiyaca göre şekillendirilmesini belirttik. Acaba doğru olan bu mudur demek lazım.

Uzun vadeli yatırım yapılmalıdır.

Projenin tamamının yani 10-20 metre derinleştirme çalışmalarına hemen başlanmasının mantıklı yani yok mudur?

Elbette vardır, hem de pek çok.

Birincisi Melen ve Sakarya Nehri’nden İstanbul’a su pompalamak yerine derinleştirilmiş Terkos Gölü’nden su temin etmek çok daha ekonomiktir. Hızla gelişen Sakarya ve Düzce bölgesinde yakın zamanda su ihtiyacı katlanarak artacaktır. Gözler haklı olarak Melen tesislerine çevrilecektir. Diğer arıtma tesislerinde harcanan para Karadeniz’den revers osmosise ile tatlı su teminine harcanır. Artan sanayileşme, yeni havaalanı ve Trakya’daki yatırımlar su ihtiyacını artıracaktır. Anadolu yakasından gelen suyun doğal afetlerle aylarca kesilmesi ihtimali vardır. Bu proje ile İstanbul’da su problemi en az yüz yıl gündemden düşer. Asırlarca İstanbul’un en önemli su kaynağı olur. Toprağa sızan sudan dolayı bir miktar su kaybı olabilir. Fakat derinleştirme çalışmaları yapıldığı zaman başka bölgedeki yeraltı suları göle doğru gelecektir.

Proje hayata geçirildiği takdirde, İstanbulluların su ihtiyacının karşılanmasında yüzde kaç oranında katkıda bulunacağını tahmin ediyorsunuz?

Bu derinleştirme miktarına bağlıdır.

Eğer bugün göl 20 metre derinleştirilse ve Karadeniz’den RO ile su alınsa başka hiçbir kaynağa ihtiyaç kalmaz. Gelecekte artan su ihtiyacı dikkate alınırsa İstanbul’un Avrupa yakasının su ihtiyacını fazlası ile karşılar. Gölün tamamı 12.5 m kazıldığında günümüzde Avrupa yakasının nüfusa göre yıllık su ihtiyacı olan 650 milyon m3 su havzası elde edilir. Demek ki 20 m kazıldığında bütün İstanbul’un yaklaşık %100, 15 m kazıldığında %75, 10 m kazıldığında %50.

Yalnız Avrupa yakası esas alındığında

12.5 m kazıldığında %100

8.4 m kazıldığında   %75

4.25 m kazıldığında   %50

İstanbul’un her geçen gün artan nüfusu ve buna bağlı olarak artan su ihtiyacı göz önüne alındığında, bu çalışma uzun vadeli bir yatırım mıdır, kalıcı bir çözüm sağlar mı?

 Elbette bu asırlara hitap edecek bir yatırım olacaktır.

Kalıcı bir çözüm sağlayacaktır.

Derinleştirme çalışmalarında ihtiyaca yönelik en fazla kaç metre derinliğe inilebilir?

Terkos Gölünde 50 metre kazıldığında gölde 2 milyar m3 su toplanır. İstanbul’un nüfusu günümüzde 15 milyon olduğunda kişi başına günde 365 litre su düşer. Şimdiki değer 170 lt dir. İstanbul’un nüfusu 20 milyon olduğunda kişi başına günde 274 litre su düşer.

Derinleştirme çalışmalarının zararı var mıdır?

Ancak Terkos gölünde yapılacak derinleştirme çalışmalarının dezavantajları vardır. Bunların en önemlisi karadan yeterli su gelmediği için gölü dolduracak suyun denizden RO ile elde edilmesidir. Bu ise maliyetli iştir. Bu maliyet dalga ve rüzgâr enerjisi ile karşılanabilir. Veya bir kısmı karşılanabilir.

Derinleştirme aşamasında, projenin seyrinde engel oluşturabilecek durumlar gelişebilir mi? Çalışmaların göl ve çevresinde kirlilik meydana getirme ihtimali var mıdır? Bu durumlara karşı nasıl önlemler alınabilir? 

Kazı çalışmaları çevreye zarar vermez. Ancak kazı çalışmalarından çıkarılan çamur her mevsimde denize dökülmez. Burası çok önemlidir. Çünkü kıyıdaki bazı canlıların üreme zamanıdır. Balıkların üreme dönemi olan 1 Nisan-15 Mayıs tarihleri arasındadır.

Fakat projeye zarar verebilecek konular elbette vardır. Bunların en önemlisi derinleşen göle toprak altından Karadeniz’in tuzlu suyunun gelmesidir.

Bunu önlemek için göl ile Karadeniz arasındaki bölgede kazı ve inşaat yapılmamalıdır.

Kanal İstanbul’dan göle toprak altından tuzlu su geçişi olabilir. Kanal İstanbul ile göl arasında da kazı ve inşaat yapılmamalıdır veya tedbir alınmalıdır. Bu taktide göl ile deniz ve kanal arasına zigzaglı belirli aralıklarla 10-20 cm çapında kuyular kazılır.

Kuyuya çok gözenekli metal borular yerleştirilir. Tuzlu su göle ulaşmadan bu kuyularda toplanır. Pompalarla çekilerek denize aktarılır. Gölden Kanal İstanbul’a da su sızıntısı olabilir.

Sizce, diğer tatlı su kaynaklarında da derinleştirme çalışmaları uygulanabilir mi?

 Elbette. Ülkemizde bulunan bazı göller derinleştirilerek hem tarım hem de içme suyu için kaynak oluşturulabilir.

Başka bölgelerdeki düşük rakımlardaki göllerde fazla derinleştirilme yapılması yeraltı sularının göle doğru gelmesine sebep olur. Yüksek rakımlardaki göllere uygulanması daha doğrudur.

 Sizce, bu çalışma, Türkiye ekonomisine nasıl bir getiri/fayda sağlayacak?

Bütün ülkede göllerde derinleştirilme çalışmaları yapıldığında inanıyorum ki içme suyunun yanında tarım ve hayvancılıkta da faydalı olacaktır.

Ortalaması yüksek olan ülkemiz kışın bol kar yağışı almaktadır. Bu yağışlar derinleştirilmiş göllerde uzun zaman tutularak su ihtiyacına katkı sağlayacaktır.

Bu çalışma yeraltı sularının artmasına da sebep olacaktır. Dolayısıyla yazın susuz mevsimlerde yeraltı kuyularından önemli derecede su temini sağlanacaktır. İstanbul için başka kaynaklar aranmasına gerek kalmayacaktır. Yakın gelecekte Melen Çayı’nın önemli bir kısmı gelişen Sakarya ve Düzce’ye ayrılacaktır.

 

Avrupa yakası nüfus:     9 726 373   %65

Anadolu yakası Nüfus:  5 302 858  %35

 

Terkos Gölünü besleyen ırmaklar

Kanlı Dere, Çiftlikköy Dere, Başköy Dere, Belgrat Dere, Binkılıç Dere, Istranca deresidir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*