TUFAN içeriğine geri dön

Tufan Programına Gelecekteki Bakış

KESİN OLARAK İNANIYORUM.

Gelecekte yapılacak keşiflerin ışığında bilim dünyasının Tufan’ı konuştuğumuz TRT1’de Gündem Ötesi programı hakkında görüşünü, takdirini şimdiden yazıyorum.

Bir kaç yıl sonra (on yıldan az) Pelin Hanım bizi programına davet ettiği için takdir edilecek fakat keşke tarafsız kalsaydı denilecektir. Diğer hoca için ne derler bilmem. Bundan zerre kadar şüphem yoktur. Bilim insanı gördüğünü, bulduğunu, keşfettiğini söylerken şüpheye yer vermez.

Halley Kâinatın genişlediğini keşfetti. Hâlbuki Einstein daha önce Kâinat sabittir demişti. Halley kararlı bir şekilde keşfinin yanında durdu. Einstein’ın ne dediğine bakmadı. Çünkü Halley Kâinatın genişlediğini, deneysel olarak ispat etmişti.  Aslında Einstein de önce Kâinatın genişlediğini formüllerle bulmuştu. Fakat hem çalışmalarının sonucuna güvenmemiş olsa gerek hem de Galileo gibi mahalle baskısından korktuğu için Kâinat sabittir dedi. Çünkü o zaman Kâinat sabittir inancı vardı. Herhalde dini bir inançtı. Sonra fikir değiştirdi ve Halley’e katıldı. Einstein elbette çok pişman olmuştur. Bir bilim insanı çalışmaları ile bir şeyin var olduğuna inanırsa aksi bilimsel olarak ispat edilinceye kadar kimse onu yolundan döndürememeli. Yoksa bilime de kendisine de zarar verir.

Benim bir elime Güneşi, bir elime Ay’ı verseniz geçmişte bir değil, birçok dönemde yüksek teknolojilerin yaşandığını, insanlığın ömrünün en az dört yüz bin yıl olduğunu söylemekten vaz geçmem. Çünkü aksi muhkem kaynaklara temelden aykırıdır.

Programda Pelin hanımın zor durumda kaldığını biliyorum. Fakat başbaşa konuşsaydık, sorulu cevaplı olsaydı problem olmayacaktı. O gün ekran tecrübemizin azlığı da sonuca etki etti. Bundan çok daha önemlisi üzülmem, sinirlenmem konuşmama çok tesir etti. Çep tel demek umurumda değildi. Sinirimi ve üzüntümü hep saklamaya çalıştım.

Bize “sen kaybettin” diyenlere “evet bugün ben kaybettim ama gelecekte ben kazanacağım” dedim. Programdan sonra çok üzgündüm. Tabiri caizse yıkıldım.

Diğer hoca Tevrat’tan okuyunca Pelin hanımın yanağında güller açıyordu. Biz Kuran’dan bahsedince itiraz ediyordun. Aynı Pelin hanım Osmanlı ile ilgili programlarınızda tam ters bir tutum sergiliyor. Üstat bu ne tezat.